The post Aynı Gökyüzünün Çocukları appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Bu hikâyeyi yazarken duygulandık, çizerken umutlandık. Biz de ortak
bir dilde buluştuk; her hikâye, her roman, her masal hayaller üzerine
kurulur.
Bizde hayal ettik ki; otizm eksiklik değil farklılık olsun.
Farklı farklı gökyüzünün altında tüm çocuklarımız birlikte oynasınlar.
Eksiklik demek yerine yetenek demeyi öğrenelim.
Çünkü Kemal’in, gözleriyle bulutlardan çizdiği gökkuşağı bir yetenekti!
Hoşça kalın.
The post Aynı Gökyüzünün Çocukları appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Atatürk ve Ben appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Önce Mustafa Kemâl inandı, sonra bir millet inandı, zafer işte o zaman kazanıldı.
The post Atatürk ve Ben appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Kendini Kırbaçlayan Kimse appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>*
Kahramanımız yine, yeniden kelimeleri seçti. Kelimeleri genel geçer imajlarının dışında, kendi tünelinde eşleştirdiği duyusal ve duygusal deneyimlerle anlamlandırdı. Ruhunun arsızlaştığı bu dönemde; yaşanmışlığın ve beraberinde getirdiği deneyimin, cafcaflı kâğıtlara sarmalandığı ölçüde ikna kabiliyeti kazandığının ön kabulü ile başladı. Ritmin ve sözün; yazının ve sesin, yankının, basıncın, hissin, vicdanın, maddenin ve mananın dayanıklı bir alaşımı… gibi de tanımlanabilecek şiir hakkında, kahramanımız ahkam kesecek kadar yetkin değil. Şiir, efsunlu olduğu kadar gerçektir de. Kelimeler, zihnin farklı topraklarını eşeler, kimisi bir tohum bırakır, büyümesini bekler. Kimisi bir ölüyü mezarından çekip alır.
*
Kahramanımız yine, yeniden kelimeleri seçti. Tek başınalık serüveni olarak tasvir ettiği bu yalnızlık biçiminin, farklı evrelerine tanıklık edebilelim diye.
The post Kendini Kırbaçlayan Kimse appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Gülnihal Özer’in Kitap Seti appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Odanın ortasında başıboş bir adam oturuyor.
Kafasını hafifçe kaldırdı, gözlerime baktı ve “Duygularımı kaybettim, gördün mü?” diye sordu. Şaşkın bir ifade ile baktım ona. Ağzım açık, salak bir ifadeyle üstelik. Adam güldü, “Anladım,” dedi, “Görmemişsin. Görsen zaten şu an karşımda böyle dikiliyor olmazdın.”
“Duygular,” dedim, adam hâlâ gülümsüyordu. “Duygular,” dedim…
“Kaybolmaz ki!”
***
Birbiri ardına sıralanmış günler hep aynıydı. Uykusuzluğu şafakla taçlandıran geceler, puslu İstanbul’un her köşesine sinmiş kalabalık, ağır ve sancı dolu geçen dakikalar…
Cevher bir koleksiyoncuydu. Rotalarından sapmış gemileri bir bir açık denize bırakıyor, ardından zihninin tozlu raflarına itina ile şişeleyerek mühürlüyordu.
Sonra bir sabah, güneş onun için aynı yerden doğmadı.
Kardeşini de çekip içine alan karanlık suların ardına, ışığı sönmüş bir deniz fenerine ulaşmalı ve “Buradayım,” demeliydi. “Senin için buradayım, Azer.”
Cevher bir anı koleksiyoncusuydu.
Ta ki en nadide parçanın, aslında kendi içinde keşfedilmeyi bekleyen bir cevher olduğunu anlayana dek.
| Her Şey Hakkında Hiçbir Şey
Bugüne kadar birçok yerde kadınlar erkeklerden ne ister sorusu ile karşılaşmıştık. Peki ya erkekler kadınlardan ne ister? Kaza geliyorum demez. “İlişkilerimizdeki zincirleme kazalarda da durum aynı mıdır?” Plasebo, Latince “hoşnut edeceğim“ demektir. Etrafımızdaki insanlara uyarlarsak yine aynı anlamı temsil edecek midir? Aşk bir süre sonra gerçekten biter mi? Aşkın evresi mi değişir? Bu kadar soru içinde tek bildiğim; |
The post Gülnihal Özer’in Kitap Seti appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Gelincik appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Dünyada her yıl 18 yaşının altında olan 10 milyon çocuk evlendiriliyor. Bugün yine bir yerlerde, yeniden bir çocuk, çocuk olmadan ve gelişimini tamamlamadan yetişkinliğe zorlanıyor. Evlendirilen kız çocuklarına “çocuk gelin” deniliyor. Bu bir “çocuk istismarı” aslında. Gelin böyle olmaz, olamaz… Herkes söylüyor ya! “Kadın çiçektir.” diye… Kadın çiçek falan değildir… Kadın, insandır! Ve her insanın ruhsal, bedensel ve zihinsel olgunluğa ulaştıktan sonra yetişkinleşme hakkı vardır.
Evet doğru, hepimiz bu dünyaya toprağında bir çiçek olarak getiriliyoruz. Çocuk gelin olmaksa, toprağından kopartılmak demek… Başka bir toprağa bırakılıp, “Hadi sen burda yaşa.” demek…
O çiçeği besleyecek su kesildiği için, o çiçek başka toprakta yaşamaya elverişli olmadığı için erkenden ölmek demek “çocuk gelin” olmak. Aslında büyüdükçe ruhen ölmemeye direnmek demek.
Nazlı Doğan’ın yaşamaya direnen ruhuyla ve yeniden doğumlarından biri olan kitabıyla herkesin tanışmasını dilerim.
Gökhan Çınar
The post Gelincik appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Engelsiz appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>
Doğuştan görme engelli olan bir insanın başından geçenleri anlatan Engelsiz, sizlere bambaşka duygular yaşatacak. Geçmişin pençesinde filizlenen ve şiirlerin süslediği bir aşk hikâyesi, başka insanların günahının kefareti ve daha niceleri…Umutla, gülümsemeyle her şeyin mümkün olduğunu anlayıp renklerin sıcaklığını hissedeceğiniz bu eserde, Selim ve Sezen’in dünyasında kendi geçmişinizi de gözden geçireceksiniz.
The post Engelsiz appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post En Uzun Kelebek Sevdi & Hangimiz Sahte? appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Bu roman gerçek hayattan esinlenerek kaleme alınmıştır, ürün yerleştirme bulunmaktadır. Mesleği doktor olan, psikiyatri kliniğinde yatan hastanın tuttuğu günlüklerden yola çıkılarak yazılan bu roman, Merve’nin hayatındaki büyük gizemi okurlarıyla paylaşıyor. Merve bütün hayatını şizofreni hastalığını tedavi etmeye adıyor. Merve şizofreni hastalığına çözüm bulup hastalarını normal hayata kazandırabilecek mi? Yoksa hastalık Merve’yi de mi ele geçirecek? Aslında gerçek olan Merve, sahte olan bizler miyiz? İyi seyirler.
EN UZUN KELEBEK SEVDİ
Yaşamı büyük bir çarka benzetiyorum. Her bir zincir başka birini döndürmek için var. Kocaman bir parça çok önemli gibi gözükebilir oysa küçücük bir parçayı döndürmek için vardır. Küçücük bir parça olsa da olur olmasa da dersin, ama o çarkın belki de en önemli kısmı. Her bir parça diğerinin kaderini değiştiriyor. Ne kadar benziyor değil mi kelebek etkisine? Biliyoruz çark bir gün paslanacak ve yıkılacak, ama ondan önce herkes kendi payına düşeni yaşayacak. Bilgehan ile Günay çocukluk aşkı. Onlar tırtıl, bir kelebeğin başka bir kelebeği dansa kaldırması için aracı olduklarını çok sonradan fark edecekler. Heyecanlı, dokunaklı bir aşk piramidi. Herkes bir aşkla tomurcuklanıp başka bir aşkta meyve verir.
The post En Uzun Kelebek Sevdi & Hangimiz Sahte? appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Meftun appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Belki sen dünyanın bir ucundasındır,
Ben bir diğer ucunda.
Belki gözlerimiz gelmeyecek hiçbir zaman karşı karşıya,
Ya da ellerimiz yan yana.
Sorun değil…
Şu an bakıyorsak mesela gökyüzündeki aynı yıldıza,
İyi geceler diyorsak kalbimizdeki duaya
Belki aynı dünyayı tutuyoruzdur avuçlarımızda…
The post Meftun appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Zararsız Sakarlık Okulu appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>Elinde tuttuğun bu kitap, aynı sınıfta okuyan 6 arkadaşın başlarından geçen kimi zaman eğlenceli kimi zaman şaşırtıcı kimi zaman da beklenmedik olaylarını anlatıyor. Başlarına ne gelirse gelsin, düşünceleri birbirinden ne kadar farklı olursa olsun bu 6 arkadaş, her durumda birbirlerini dinleyip birlikte hareket etmeye, birbirlerine destek olmaya çalışıyorlar. Zaman zaman tartıştıkları da oluyor elbette. Ama bu çok normal değil mi? Sonuçta onlar da birer insan. Senin gibi… Hepimiz gibi…
Bu kitaba sadece bir hikâye kitabı dersem haksızlık etmiş olurum. Çünkü bu kitabın içinde keyifli bir hikâyeden başka şeyler de bulacaksın? “Nasıl yani, ne bulabilirim ki?” dediğini duyar gibiyim.
İlk olarak, hikâyenin hemen ardından bir bulmaca çözmeni isteyeceğim senden. Tüm sorular ve cevapları hikâyenin içinde saklı… Bulmacayı çözdüğün zaman bu kitabın şifresine ulaşmış olacaksın.
İkinci olarak, bir kare karalamaca oyunu bulacaksın kitapta. Kare karalamaca, insanın problem çözme ve ayrıntılı düşünme yeteneklerini geliştiren bir bulmaca türü. Öğrenip çözdükçe keyif alacağından eminim. “Kare karalamaca nedir bilmiyorum ki nasıl çözeceğim?” diye düşünme. Kitabın içinde kare karalamacanın nasıl çözüldüğünü anlatan bir kılavuz da bulacaksın.
Son olarak bu kitapta, evimizde bulunan ya da bulması kolay olan malzemeleri kullanarak yapılan bir etkinlik olduğunu göreceksin. Etkinlikte kullanılacak malzemelerden yapılış adımlarına kadar her şeyi fotoğraflarla gösterilmiş olarak kitapta bulacaksın.
Bulmacadaki şifreyi, kare karalamaca çözümünü ve yaptığın etkinliğin fotoğrafını hikayeci_official Instagram hesabım üzerinden benimle paylaşırsan çok mutlu olurum.
Yeni maceralarda görüşmek üzere…
Sevgiler
Burak
The post Zararsız Sakarlık Okulu appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>The post Sesimi Duyan Var Mı? appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>17 Ağustos 1999 tarihinde gece saat 03.02’de yer yerinden ayrılıyordu resmen. 45
saniye değil, 45 saat, 45 gün, 45 yıl, neye sayarsanız nasıl sayarsanız sayın o
kadar uzun, o kadar yerin dibinden geliyordu sarsıntı. Uğultular eşliğinde oradan
oraya savuruyordu binaları, yapabileceğimiz tek şey kaçışmak, bağrışmak, ne
yapacağını bilmeden oradan oraya koşturmaktı.
Depremden sonra her şeyini kaybetmiş birisiydim artık. Evimi, dükkânımı,
bacaklarımı… Ama bu insanların bakış açısıydı tabiri caizse, hayat devam ediyordu
ve ben umudumu yitirmemeyi, isyan etmemeyi, sevmeyi, sevilmeyi, kazanmayı,
kaybetmeyi, araştırmayı, öğrenmeyi, gülmeyi kısacası yaşamayı hiçbir zaman
bırakmadım. Bugün, farklı zaman dilimlerinde yazılmış bu öyküleri okuyorsanız,
kelimeler dokunuyorsa yüreğinize, bu her ne olursa olsun yaşadığımı görmem ve
ona sıkı sıkıya tutunmam sayesindedir. Hayattaki güzellikleri görmek için yalnızca
iyi bir hayat yaşamamız gerekmiyor…
The post Sesimi Duyan Var Mı? appeared first on Mahlas Yayınları.
]]>